« Önceki |

28/12/2008

Öyle bir zamanda gel ki ( diye başladım sözlerime tüm samimiyeti

Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın…

ellerimde koparmaya çalıştığım zincirlerden kalma yara izleri yeni yeni iyileşmeye yüz tutmuş olsun.

gözlerimde öyle bir karanlık olsun ki,gören kör oldum sansın.

yanaklarım kurumuş olsun göz yaşlarımdan,dudaklarımsa çatlak çatlak.

öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın

belki bin tane aşktan geçmiş olayım ve hiçbiri olmasın gözümde.

hiçbiri tamamlayamamış olsun cümlelerimi,hiçbiri bağlayamamış olsun geceyi sabaha.

hiçbirinin gülüşünün her anı senin kadar aklıma işlenmemiş olsun.

hiçbirinin hayali en güzel haliyle barınamamış olsun beynimde.

hiçbirinin izi kalmamış olsun bedenimde.

öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.

sessizce ağladığım anları kimse çığlıl çığlığa hıçkırıklara dönüştürememiş olsun.

ellerim kimsenin üzerinde eriyip gitmemiş olsun,gezinse bile.

dudaklarım senin adını söylerkenki gibi kıvrılmamış olsun hiç bi ad'a yeterince.

yerine koymaya çalıştığım her beden yok olup gitmiş olsun kumlar aktıkça tane tane.

unuttuğumu sandığım,vazgeçtiğimi sandığım,sevdiğimi sandığımı öyle bir zamanda gel ki,

yer çekimine karşı koysun damarlarımda beni yaşatan her zerre.

 öyle bir zamnda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın...( şimdi anlaya bildin mi ?)

22/12/2008

...

Hiç kimseyi kıskanmadım ve sevmedim kalabalığı
Şiirin ve resmin evinde tenha durmak yetiyordu
Şair gibi yaşadım, kendi hayatımı yaşayamadım
Belki kendimi, belki hayatın sırrını, belki hiçliğin tadını
Belki birey olabilmenin kahredici yalnızlığını
Kim bilir belki de küçük avuntularla kendimi kandırıyor
Ya da kendime katlanmaya çalışıyordum
Belki de hızlı çeviriyordum sayfalarını ruhumun
Ve sonunda ben de kendime alıştım...

30/10/2008

Yine...mi ?

             Hayat  deliyi akıllı , akıllıyıda deli ediyor sanırım (akıllıyım zekiyim diyen deliye..) . Yüzlerce maskesi olan ben yüz birinci maskemide taktım bile bile...İki çift sözü olmayan tutarsız kişilikler hep ön planda oluyor, kendini başkalarından daha değerli sayıpta 1 ve 0 gibi basit olan bu zatı şahaneler , dünyaya hükmettiklerini sanıyor.Hayal dünyasında yaşayan , alıngan zavallı yaratıklar kendilerine duygusalım, düşünceliyim yufka yürekliyim maskesini takıp , kocaman siyah gözlüklerinden önlerini göremiyorlar yazık yeniden böyle birileri ile karşılaşmaya yazık onca harcanan saniyelere ....Yine maskeni tak ve acımayı bırak ...

4/6/2008

Gece Esintisi...

Hiç bilmediğim bir kentin faili meçhul bir yerindeyim ,kendimi deşifre olmuş bir suçlu hisstmemde cabası ...Nefesim kesiliyoo bu siyah şehirde geceleri bile daha siyah, bir sokak lambası bile yok  sadece cok celimsiz bir ay ışığı boş sokakları aydınlatmaya calışıyor , benden daha aciz bir şekilde ...
Görünen bir kaç bozuk yolunda ne başı belli nede sonu , biliyorum hangisinden giderse gideyim yine olduğum yere varacağım olan hep  boşuna harcanmış  zamanlar...

4/5/2008

Kendine nasihat...

                      Yaraları kapatmak mı boşver kanasın  yada bırak yüreğin ağlasın ...Başkasımı durduracak acılarını  başka avuntularmı yaşayacaksın ,bile bile lades olana kadar .Çok ilgi belki yaraları kapatma telaşı  yada bir daha kaybetmeme duygusu gidenlerin arkasından...Koyu gri akşamlarda cekilen nefeste  yaralarını acıtıyor yaraya tuz basmak misali, gözyaşları  gecenin süsü sadece ...Arama kimse dolduramaz boşlukları çapı belli olmayanların dünyasında .Çekip git yaraların kanarken ,koyu gri geceleri arkanda bırak .Kafanıda kaldır sayma yerdeki  siyah kaldırımları ,göz yaşların ıslatmasın artık sil gözlerini...
Soru sorma kalbine bırak mantığın kazansın kısa zaferini.Bunu biri için söylemiyorum sadece senin için .Çok uzun sürer sana olan sözlerim şuan anlamazsın ama her okuduğunda acıların dinsin ve sabır et bırak aksın küçük derelerden gecen büyük nehirler...(sadece kendime....)